Yaşlılar Gençlere Taş Çıkarttı

Dünkü mactan evvel denildi ki, genclere yaslilar oynasın. Aynı nesilde top oynamış insanlar saha içi saha dışı birbirini daha iyi tanır, daha mutlu mesut maç olur diye düşünülmüştü.

– Ümit EROL

Kaleci Texas (ismini hatırlamadım için dün bir ara çocuga böyle seslenmiştim) ile oynamak da çok doğruydu.

– Ümit EROL

Maç sonu Mahmutun ne o abi simitçiye gelmiyormusun, izin alamadın galiba hahaha diye küçük düşürücü tahrik edici uslübundan sonra,gaza gelip izinsiz 🙂 olarak katıldığım sohbet gecenin keyfine keyif kattı, muhabbet süperdi ama zaman su gibi akıp geçmiş Mahmutun uyarısıyla kendimize geldigimizde saat 2 yi geçiyordu. Bu saatten sonra eve döndüğümüzde, uydurduğumuz hiçbir bahane tutmadı tabiki, yok banyo yaparken sular kesildi sabunlu kaldım, suyun gelmesini bekledim, yok yolda çevirme vardı, yok lastik patladı. hiçbirini yediremedik 🙂 sporda,kumarda, aşkta komple kaybettiğimiz bir akşam oldu. Ama sağlık olsun böyle muhabbetlere, dostluklara değiyor.

– Ümit EROL

  • 25.03.2010
Dünkü mactan evvel denildi ki, genclere yaslilar oynasın. Aynı nesilde top oynamış insanlar saha içi saha dışı birbirini daha iyi tanır, daha mutlu mesut maç olur diye dusunulmustu.Yasli Takım, karşılaşmaya atak başladı. Tehlike kokan hücum girişimlerinde bulundular. Gencler ise oyunu bu bölümde geride kabul ederek alan daralttı. Defans bloğunun solunda Cenk'in, sağda da İsa'nın başarılı hamleleri, göbekte Talip'in iki akıllı kademesi ile 15 dakikalık baskı hasarsız atlatıldı.Hemen akabinde de Ümit'in ustaca arka direğe kestiği topu Talip ters bir vuruşla ile Alpay'ı gafil avlayıp kendi kalesine bırakınca, Yaslilar hem skor avantajı sağladı hem de moral kazandı.Maç sonuna kadar Yaslilar oyuna hükmetti, ani parlamalarla sıradaki golleri aradı. Nitekim, Cenk'in hatalı geri pasını afftemeyen Ümit, defansın arasına atılan aratopuna yetişip Alpay'ın yanından filelere bırakan Aydın, ceza sahasına girmeden attığı efsane şutuyla Gökhan maçın bir anda 4-0 gelmesini sağladı. Bu dönemde Gençlerin kontratakları olgunlaşma döneminde engellendi. Kaptan Gökhan'ın orta sahada yine müthiş ikili mücedelelerine tanık olduk. Elma defansif yetersizliğini akıllı yer parsellemesiyle en aza indirirken, kazandığı topları da iyi kullanarak katkıda bulundu. Ayrıca bu yarı boyunca defans bloğunda hazırlık pasları yapılırken, rakibin presine takılmamak için sıkışınca kaleci Texas (ismini hatırlamadım için dün bir ara çocuga böyle seslenmiştim) ile oynamak da çok doğruydu. Yaslilar genclere tas cıkartırcasına 7-0 yendiler. Mac 4-0'ken iki takımın defansları yer değiştirmesine ragmen sonuc değişmedi. Macın kaderini belirleyen etken iki takımın orta sahasının üretkenlik seviyesiydi. Mehmet-Ufuk-Selçuk-İsa'dan oluşan Kırmızı takım orta sahası, Bertan-Gökhan-Çupi-Mahmut dörtlüsünün önünde silinip gitti. Dördü de süper oynadı bizce. Onların forveti Rıza ve İsmail çok top ezerken, Aydın'la Ümit de iyi bir uyum gösterdi diyebiliriz.

Not: Böyle zamanlar da varmış demekki... (5 Temmuz 2005 maç yazısı)
Yazar : umiterol

Yapılan yorumlar ( 3 )tirbuşon 25.03.2010 01:06:29

dayı naapmış öyle yaa aşağıdaki yazıda. yaşlıları bırakıp mı gitmiş. yok canım. dayım yapmaz öyle..

umiterol 25.03.2010 01:05:10

bi de bu var. 

KADER KISMET - 27.11.2007 
Olmadımı olmuyor, karşıya ben geçerim, kazanırım, çatır çatır oynarım diye planladım bütün gün, meğerse çok çakal varmış takımın yarısı karşıya geçmeye niyetliymiş, planları buna göre yapıp gelmişler, neyse kısmet degilmiş dedik maça başladık. 

AAAA oda ne, kısmetsizlik takım halinde artarak devam ediyor, topu ıskalıyoruz gol oluyor, birinin dötüne çarpıyor gol oluyor, üst direkten dönüyor yerdeki kaleciye çarpıp yine gol oluyor 
Karşı kalede ise bütün güzel ve net vuruşlar direkleri yalayıp çıkıyor, Alper doksanlardan top çıkarıyor. 
Bu kadar kısmetsizliğin olduğu bir gecede kazanmanın mümkünatı yoktu zaten, atalarımızın dediği gibi "kaderde varsa düzülmek, neye yarar üzülmek" 
Bizde madem kaçınılmaz, zevk alalım şekline döndük biraz. Ben kendi adıma keyifli bir akşam daha geçirdim öncesi ve sonrasıyla. 

Mahmut,cenk, ve Bertan karşıya geçip bu zevki 2 ye katlıyan şanslılar oldular, Bertan maçtan sonra bütün gece ağlamasına rağmen çok keyif aldığı belliydi. Yeni moda ünlü kaşar ablaların genç sevgili takıntısı gibi, onunda gençlerle oynama takıntısı varmış, yerine getirmiş olduk 23 yaşından beri böyle rahat top oynamadım, böyle keyif almadım dedi. Ama beni güzel geçtiği topta yerden kalkıp, dönüp 4 metre geriden ona yetişip geçmem çok koymuş 🙂 

Mahmut zaten gençleri hiç bırakmadı, hep onlarla bu sayede böyle genç kalıyor herhalde. Oda keyif alanlardandı, gençler Mahmut abilerine çalıştılar, al vur abi tarzında attılar her topu ona, böyle güzel oluyor sanırım, kapo gibi fırçalıyanda yok, oo bundan iyisi şamda kayısı:) 

Cenk genel olarak gençlerle sürekli sürtüşme halindeoynuyor bizim maçlarda, bunu avantaja dönüştürürüz orayı karıştırır mantığıyla karşıya verildi ama beklediğimiz performansı gösteremedi oda 15 dk rötarlı geldiği maçta fena top oynamadı. 


CENGİZ : tamam 6 gol yedi ama elim kötüydü demeye gitmiyor, acayip şansızdı yoksa acayip zorladı kendini, köşelerden uçarak toplar çıkardı ama yetmedi 
DD : yine full konsantre oyun çıkardı, ama takım olarak etkili bir oyun çıkaramayınca, defansında çok yapacak birşeyi yoktu. 
Ümit Anıl : fena başlamadı, ama yine sakatlık geldi buldu onu, ama bizi bu gecede yanlız bırakmamak için çıkmadı( bence yanlış yaptı) 2. yarı sakat sakat ortasahada oynadı ve takımı itmeye çalıştı, belirli bir hareket getirdi ama yeterli olmadı onun gayretide 
BK : Oyunun geneline bakınca gayet iyi bir oyun çıkardı, istekli, gayretliydi ama kaptırdığı veya kesemediği nadir 1-2 pozisyon gol oldu. Defans oyuncularının kadersizliğide bu, benzer toplar ortasahada, ilerde 1000 tane kaptırılır, hatırlanmaz bile ama kalecinin,defansın hatası gol olduğu için hemen akıllara kazınır. 
Ersoy : önlenemez düşüşü devam ediyor, kendisinden beklenmeyen hataları her maç tekrar etmeye başladı. Acil bir çözüm bulması gerekiyor, nazar var sanırım okut kendini bence. 
Gökhan : oda çok etkili olmadı, aşırı rüzgarlı hava uzun toplarınıda etkisiz kıldı. Rüzgarı arkasına alan takım bizdik ama bence hiç iyi olmadı, oyun sistemi olarak Ümit ve rıza ya uzun toplarla iş yapabilirdik, bunuda denedik ama rüzgardan uçan toplar ortasahanın üstünden vurulunca direk Karşı kaleye kadar uçuyordu. 
Ufuk : 2 haftalık bir hastalıktan çıkınca zaten, tam randıman beklemek hayalcilik olurdu, ama yine kendini zorladı, kovalamaya basmaya çalıştı, ama gücü olmadığı için devamlı değildi, gaza bastıgında aldı, verdi, geçti, bastı ama sonra yorulup oyundan düşüyordu. 
Cem : 
Mami : bu gençlere kafa tutabilmemiz için ona ihtiyacımız vardı. Ama o bizden beterdi. Bütün maç ortasahaya yeterli destegi veremedi, bir yerden sonra kendine bile destek olacak gücü kalmadı, kesildi. 
Ümit : Esasında çok kaçırdı, hatta çoktan çok kaçırdı. Milli takımdaki Nihat gibiydi, 1 tane attı 
5 tane kaçırdı. Ama onun 1 golü maçı kazandırdığı için kral oldu, bizimkinin 1 golü hiçbirşeye yetmedi. 
Genel olarak gayretli, çalışkan bir günündeydi gençleri çok zorladı, ama aşırı kısmetsizdi. 
Rıza : oda çok durgun ve dağınık günündeydi ve bu bizi çok etkiledi. Yani gol atamadı, skor olarak bizi sürükleyemedi, fakat normal baskılı, rahatsız edici oyunuda yoktu. Ümit Anıl sakat sakat oynarken ortasahaya hiç yardım etmedi. İlerde top bekleyen bir görüntüsü vardı. 

Maç sonu Mahmutun ne o abi simitçiye gelmiyormusun, 
izin alamadın galiba hahaha diye küçük düşürücü tahrik edici uslübundan sonra,gaza gelip izinsiz 🙂 olarak katıldığım sohbet gecenin keyfine keyif kattı, muhabbet süperdi ama zaman su gibi akıp geçmiş 
Mahmutun uyarısıyla kendimize geldigimizde saat 2 yi geçiyordu. 
Bu saatten sonra eve döndüğümüzde, uydurduğumuz hiçbir bahane tutmadı tabiki, yok banyo yaparken sular kesildi sabunlu kaldım, suyun gelmesini bekledim, yok yolda çevirme vardı, yok lastik patladı. 
hiçbirini yediremedik 🙂 sporda,kumarda, aşkta komple kaybettiğimiz bir akşam oldu. Ama sağlık olsun böyle muhabbetlere, dostluklara değiyor. 

şaşkın 25.03.2010 00:56:03

bırak yeni yazıyı adam 2005teki bayat yazıyı koyuyo ohoooo işimiz var.. başlıkta temmuz 2005 olsaydı da.. ocaktaki yazıdan sonra PESsss 
ama murat efenin evindeki pes diil..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir